DOGUM SONRASI ESTETİK

27/11/2008 · Kategori: anne olmak

DOĞUM SONRASI ESTETİK

Hamile kalındığı döneminde istenmeyen kalıcı fiziksel değişimleri de beraberinde getirebiliyor.Bazen bacaklardaki varisler veya ciltteki çatlaklarla sınırlanan, bazen de göğüslerde küçülme veya kalçalarda genişleme gibi daha göze çarpan değişiklikleri yaşayan kadınlar estetik cerrahinin olanaklarından yararlanabiliyor. Kadınların bazıları bunu kabul etse de, büyük çoğunluğu değişikliklere fiziksel ve duygusal anlamda uyum göstermekte güçlük çekiyor.


Hamilelik ve emzirme sonrası sarkan memelere müdahale !!!
Yaygın inanışın aksine göğüslerdeki doğumla ilgili değişikliklerin büyük çoğunluğu emzirmeden bağımsız olarak hamilelik sırasında gelişiyor. Doğum sonrası, emzirme olsun ya da olmasın, süt verme döneminin bitiminde meme bezleri eski haline dönecek şekilde geriliyor. Bu durum göğüslerde küçülmeye ve meme derisinde sarkmaya neden oluyor. Bu değişikliklerin, çeşitli plastik cerrahi teknikleriyle giderilmesi mümkün.Gebelik ve süt verme döneminde meme bezlerinde meydana gelen hormonal değişikliklerin etkisi en az 1 yıl kadar sürer. Dolayısıyla süt verme döneminin bitimini takiben memelerin son şeklini alması için de belli bir süre beklemek gerekir.

Bu dönemin sonlanmasını takiben cerrahi girişim gündeme gelebilir.Ne yapılabilir!!!

Doğum sonrası meme hacmindeki kaybın yerine konması, protez yerleştirilmesi ameliyatı ile gerçekleştiriliyor. Kısa süreli sayılabilecek bu operasyonu takiben günlük hayata çabuk ve zahmetsiz bir şekilde dönmek mümkün.- Meme dikleştirme ameliyatıyla sarkan deri fazlalıkları giderilip, meme daha dik bir konuma getirilirken aynı seansta uygulanacak bir protezle de arzu edilen hacim sağlanıyor.- Hamilelik sırasında memelerdeki doğal hacim artışı bazı kadınlarda doğum sonrasında kalıcı olabiliyor. Böyle bir değişiklikten rahatsız olunduğu takdirde, küçültme ameliyatı öneriliyor. Bu işlemde tek fark deri fazlalığının yanı sıra, büyüyen meme dokusunun da bir miktar çıkartılarak daha küçük hacimli bir şekil verilmesi.

Hamilelikte alınan kilolar da sorun…
Öncelikle gebelik sırasında rahmin büyümesi ile gelişen deri dokusundaki artış, doğum sonrasında istenildiği oranda geriye dönemiyor. Böylece bu bölgede sarkıklıklar oluşabiliyor. Sadece deride değil, yağ depolanması ile deri altı yağ dokusunda da bir artış oluyor.Bunun yanı sıra karın duvarı kasları da hamilelikte zayıflıyor. Hatta yatkın kişilerde karın duvarında fıtıklaşmaya varan zayıflıklar gelişebiliyor. Tüm bunların tek bir plastik cerrahi ameliyatı ile giderilmesi mümkündür. Karın germe dediğimiz bu ameliyatta, bikini veya iç çamaşır çizgisi içerisinde kalacak bir iz yaratacak şekilde yapılan bir işlemle, hem bollaşan deri fazlalığı atılıyor hem de karın duvarı sıkılaştırılarak cilt altında şişkinliğe yol açan yağ dokusu çıkartılıyor.- Hamilelik sonrası basen bölgesinde ve belde kalınlaşmalar da görülüyor. Egzersiz ve diyet işe yaramayabiliyor. Son yıllarda gelişen teknoloji sayesinde güvenli ve oldukça etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkan liposuctionla özellikle bu tür bölgesel deformitelerin giderilmesi mümkün.

Çatlakları halledilmesi!!!
Hamilelik sırasında cildin dermis tabakasının, bölgenin genişleme hızına yetişememesi sonucu oluşan çatlaklar doğumla gelen kalıcı değişiklikler arasında yer alıyor. İlk altı ay bir sene süresince kırmızı- mor arası bir renkte olan bu çizgiler ilerleyen dönemlerde solabilir. Bu kalıcı izlerin giderilmesinde karın germe ameliyatı en kesin çözümü sağlar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İlaçsız tüp bebek (IVM) yöntemi ne kadar başarılı?

19/11/2008 · Kategori: anne olmak

Tüp bebek uygulamasına alternatif olarak sunulan IVM, yani ilaçsız tedavi, yumurtaların laboratuar ortamında olgunlaştırılması ile gerçekleştiriliyor. Bu yöntem 1990'lı yılların sonlarından itibaren kullanılmaya başlandı. IVM'de kısa süreli ilaç kullanımı veya hiç ilaç kullanılmadan toplanan olgunlaşmamış yumurtalar dış ortamda olgunlaştırılır ve daha sonra döllenerek transfer edilir.
Yöntem ilk olarak ilaçlara aşırı cevap veren polikistik over sendromlu (yumurtlama problemi olan) kadınlarda ilaç kullanılmadan tüp bebek yapılmak amacı ile ortaya atıldı.
IVM yararı nedir?
Polikistik over sendromlu kadınlar, yumurtalıkları uyaran ve gonadotropin adı verilen ilaçların etkisine karşı aşırı derecede hassaslar. Bundan dolayı ovarian hiperstimülasyon sendromu (OHSS) adı verilen ve hastaneye yatarak tedavi gerektirebilen bir komplikasyona meyilliler. Özellikle de gebelik sırasında salgılanan hormonlar, ilaçlarla uyarılmış olan yumurtalıkları daha da uyarır. Bunun sonucunda karın boşluğu içine sıvı sızar ve kanda pıhtılaşma problemlerine yol açar. Yumurtalıklar ilaçlarla uyarılmadan tüp bebek uygulamasına geçildiğinde OHSS riski ortadan kalkar.

IVM başarı oranları
IVM yöntemini ilaç ile yapılan tüp bebek yönteminden üstün kılan özellik, ilaç kullanımının olmaması. Buna karşın IVM ile gebelik oranları ilaç ile yapılan tüp bebeğe oranla daha düşük. Avantajlarına rağmen IVM'in yaygınlaşmamasının temeli nedeni de başarı oranlarının istenen seviyede olmaması. Yeni ve daha gelişmiş IVM kültür vasatlarının devreye girmesi ile bu tekniğin yaygınlaşması kaçınılmaz.

Henüz bilimsel kanıt yok
IVM'nin daha önce başarısız tüp bebek uygulaması olan kadınlar ve yumurtalıkları ilaçlara zayıf cevap veren kadınlarda kullanımı ile ilgili bilimsel bir kanıt yok. Mevcut durumda çok kısıtlı bir hasta grubunda kullanılan bu yöntemin sanki her derde deva gibi gösterilmesi son derece sakıncalı bir durum

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

18/11/2008 · Kategori: anne olmak

Tüp bebek Nedir?

Hayatımıza son 20 yılda giren ve bizim için hızla sıradan bir yöntem haline gelen tüp bebek uygulaması nedir ve nasıl yapılır?
Tüp bebek uygulamasını kısaca özetlemek gerekirse, kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemi diyebiliriz.

Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, uygun bir ortamda 48 saat bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.

Embriyolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir katater ile yerleştirilir. Bu işlemler sonucu kadınların yaklaşık %50'sinde gebelik oluşur. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanır. Tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40'ında çocukları olur. Bu oran birçok uygulama sonucu % 70 - 80'lere çıkabilir. Geri kalan % 20 - 30'luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamaz.

Tüp bebek yöntemlerinde çeşitli ilaçlarla (Gonal-F, Puregon, Menogon) kadının yumurtalıklarının uyarılması sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embriyo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmek. Çok sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) gebelik şansını artırdığı görüldü (gebelik oranları, bir embriyo yerleştirildiğinde yaklaşık %10, üç embriyo yerleştirildiğinde ise %40 -50 civarında).
Merkezimizde özel durumlar dışında rahim içine üç embriyo yerleştirilir.

Tüp bebek hakkında genel bilgiler
Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.

Tüp bebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır hale gelmiş. Bugün, endometriozis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınır.Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendiriliyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!