Kısırlık ve Tüp bebek tedavisinin yan etkileri

15/11/2008 · Kategori: gebe kalamama

Kısırlık ve tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların istenmeyen bazı yan etkileri olabilir. Başarılı bir yumurtlama tedavisi için, follikül gelişimi sırasında dikkatli ve özenli takip gereklidir. Ultrason ve hormon testlerinden yararlanarak izleme, tedavi protokollerinin uygun olarak seçilmesi, istenmeyen etkileri azaltabilir.

 

Kısırlık tedavilerinin ne tür yan etkileri vardır?

 

OHSS ( Over hiperstimulasyon sendromu):
Yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar, yumurtalıkların aşırı uyarılmasına yol açabilir. Bu durumun belirtileri yumurtalıkların aşırı büyümesi, karın içinde sıvı toplanmasına bağlı olarak karın şişkinliği, mide ve barsak problemleri ( bulantı, kusma ishal gibi) şeklinde olabilir. %1-2 vakada OHSS ciddi boyutlara ulaşarak hastanede yatarak gözetim altına alınma ve tıbbi tedavi uygulanmasını gerektirebilir.

Çoğul gebelikler :
Kısırlık tedavisi ve özellikle tüp bebek tedavisi görenlerde, çoğul gebelik oluşması normal çiftlere göre daha fazladır. IVF uygulamalarında birden fazla embriyo transfer edildiği için gebeliklerin dörtte biri çoğul olabilir. (%20-30 ikiz, %3-4 üçüz). Çoğul gebeliklerin getirdiği sağlık problemleri, sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle, bu riski azaltmak için giderek daha az sayıda embriyo transfer etmeyi tercih etmektedirler. Türkiye’de son düzenleme ile halen en fazla 3 embryo transferine izin verilmektedir.

Lokal ve yan etkiler :
Kas içine uygulanan ilaç enjeksiyonları nadiren enjeksiyon bölgesinde yanma, kızarma, kabarma ve ağrılara neden olabilmektedir. Yeni teknolojilerle elde edilen ve cilt altına uygulanan ilaçlarla bu etkiler azalmaktadır.

 

Yumurtlama tedavileri, yumurtalık kanseri riskini arttırır mı ?
Yumurtalık kanseri, her kadının hayatı boyunca karşılaşma riskinin %1.5 olduğu bir hastalıktır. Soyaçekim ve beslenme alışkanlıkları gibi bazı faktörler yumurtalık kanserine yatkınlığı arttırmaktadır. Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, kısır kadınlarda yumurtalık kanserine daha sık rastlandığını, bunun tersine, geçirilen her gebelik ile yumurtalık kanseri riskinin azaldığını ortaya koymuştur.
Bugüne kadar yapılan araştırmalarda, yumurtlama tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yumurtalık kanseri arasında bir ilişki bulunamamıştır. Bu konuda yapılan en kapsamlı çalışma, 1964-1974 yılları arasında tedavi gören ve 12 yıl boyunca izlenen 2600 kadının takibi ile yapılmış ve yumurtlama tedavisi ile yumurtalık kanseri arasında bağlantı bulunamamıştır.

Kısırlık tedavisi sonucu doğan bebekler sağlık açısından bir risk taşırlar mı ?
Yumurtlama tedavisi için ilaç kullanımını takiben doğan çocuklarda doğumsal problemler,  normal  toplumda görüldüğünden daha fazla değildir.
Ancak, tüp bebek tedavisinin bebeklerin sağlıklı doğmaları için özel bir tedavi olmadığı, ayrıca anne ve babanın genetik problemlerinin kalıtım yoluyla bebeğe geçeceği bilinmelidir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Polikistik over (pco) ve polikistik over sendromu (pcos)

15/11/2008 · Kategori: gebe kalamama

Polikistik over li kadınlarda yumurtalıklar ultrasonografide özel bir görünüm arzetmektedir. Yumurtalıkların kenarında çepeçevre yerleşmiş çok sayıda yumurta taslağı bulunur. Bu tip kadınların bir kısmı normal adet görürler, hormonlar ve yumurtlama ile sorunları yoktur. Bazen de, bu overlere sahip kadınlarda adetler çok azdır, ör: senede 2-4 adet görürler, buna bağlı olarak yumurtlama ya çok seyrek olur ya da hiç olmaz. Bu duruma hafif veya şiddetli tüylenme, kilo alımı veya şişmanlık eşlik edebilir. Eğer adet azlığı şişmanlık ve tüylenme ile birlikte ise bu tip kadınlarda pcos denilen özel bir durumdan bahsedilir, ayrıca diabet ve hipertansiyon riski de artmıştır.

 

Pcos veya pco olsun bu tip kadınlarda yumurta geliştirmek için verilen ilaçlarla bazı zorluklar ortaya çıkabilir. Şöyle ki: Verilen düşük doz ilaçlara rağmen yumurta gelişmesi olmaz, ilaç dozunu biraz artırınca çok aşırı sayıda yumurta taslağı gelişmeye başlar. Burada dengeyi bulmak bazen çok zahmetli olabilir. Özellikle aşılama için yapılan tedavilerde en fazla 1-3 arası istenen yumurta sayısı aşıldığı için tedavi iptal edilir. Çünkü bu tip hastalarda yan etkiler bölümünde bahsedilen OHSS ve çoğul gebelik riski artmıştır.

PCO'lu hastalarda 2-3 denemeden sonra uygun dozun bulunup istenen sayıda yumurta geliştirilmesi mümkün olabilir.

 

PCO ve PCOS bulunan hastalarda tüp bebek başarı ihtimali oldukça yüksektir. Buna karşılık OHSS riski artar, bu durum çok dikkatli bir takiple ve bazı kurallara uyarak önlenebilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Tüp bebek uygulaması

15/11/2008 · Kategori: gebe kalamama

  • Tüp bebek için başvuran çiftlerle, ilk olarak tanışma ve değerlendirme görüşmesi yapılır, gerekli olan tetkikler planlanır. Daha sonra tetkiklerin sonuçlarına göre o çifte ait uygun bir tedavi yöntemi tespit edilir. Çifte, tüp bebek hakkında daha ayrıntılı bilgi verilir. 

  • Yumurta geliştirme aşamasında, kadının yaşı, adet durumu ve hormonal tablosuna göre kısa veya uzun ilaç kullanımı seçilir. Uzun programda, üreme ile ilgili mekanizmaların baskılanması için yaklaşık 8-10 gün süren bir ön tedavi (Lucrin) uygulanır. Her iki yöntemde adetle birlikte yumurta üretimi uyaran ilaçlar (Puregon, Gonal-F, Menogon) kullanılmaya başlanır.

Tüp bebek tedavisinde ilaçların kullanımı sırasında, yumurta üretimini istenen düzeyde tutabilmek için, giderek sıklaşan aralıklarla ultrason ve hormon takipleri yapılır ve gerekirse ilaç dozu değiştirilir. Yaklaşık 10-12 gün içinde yumurta gelişimi istenilen düzeye gelir. Yumurta hücrelerinin son olgunlaşma aşamalarına gelmelerini sağlayan bir ilacın (Pregnyl, Profasi) uygulanmasından yaklaşık 35-36 saat sonra yumurta toplanması planlanır. Bu işlem için çiftlerden belirlenen saatte hastaneye gelmeleri istenir.

 

Program sırasında, bir kez yumurta toplama, bir kez de embriyo transferi sırasında olmak üzere toplam iki kez, sabah gelip akşam gitme şeklinde hastanede kalınır.

  • Yumurta toplama işlemi, hafif bir genel anestezi altında ve ameliyathane koşullarında vaginal yoldan özel bir iğne ile, ultrasonografi kontrolunda uygulanır. Aynı gün sperm de alınır. Erkeğin program süresince, sadece spermin alındığı gün hastanede bulunması yeterlidir. Yumurta toplandığı gün, oluşması beklenen gebeliğe destek vermek üzere bazı yardımcı ilaçlara başlanır.
     

  • Laboratuar şartlarında döllenme sonrası (icsi, mikroenjeksiyon, ivf) oluşan embriyolar, yumurta toplama işleminden en erken 2 gün sonra, genellikle 3. gün kadının rahimi içine ince bir plastik aletle transfer edilir. Embriyo transferi, ağrısız, kısa süren ve anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Birkaç saat hastanede dinlenmeyi takiben, hasta evine gidebilir. Embryo gelişimini desteklemek için ilaçların kullanımı devam eder.

Çok sayıda iyi gelişmiş embriyosu olan çiftlere iki seçenek sunulur.

  • Üçüncü gün embryo transferi yapıldıktan sonra kalan embryoların dondurulması

  • Beşinci gün transfer. Bu, bazı özel durumlar için uygulanır. Embryo dondurma şansı daha azdır.
     

  • Embriyo transferinden 12 ve 14 gün sonra toplam iki kez kanda gebelik testi yapılır. Gebelik testi negatif sonuç verirse progesteron tedavisi kesilir ve birkaç gün içinde görülen adetle program sona erer. Gebelik testi pozitif çıkarsa progesteron tedavisine devam edilir. Testlerden bir hafta sonra gebelik kesesinin görülmesi, bundan bir hafta sonra da bebek kalp hareketlerinin görülmesi vaginal yolla yapılan ultrasonografik muayenede  mümkün olur.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kısırlık ve tüp bebek te sık sorulan sorular

14/11/2008 · Kategori: gebe kalamama

Aşılama tedavisi :

Tüp bebek öncesi, klasik tedavi içinde yer alan aşılama, rahim kanallarından en az bir tanesi açık olan (HSG filminde) ve sperm analizinde sperm özellikleri normal olan çiftlerde uygulanabilen bir yöntemdir. En fazla 6 kere yapılması önerilir. 3 veya 4 kere yapılmasına rağmen gebe kalınmazsa bu yöntemi devam ettirmenin pek faydası olmamaktadır. Genellikle başarı oranı % 8-15 arasında kabul edilir. Aşılama için kullanılan sperm örneğinin yıkanması önemlidir. Yıkanmamış sperm ile aşılama yapılmamalıdır.

 

Tüp bebek ve mikroenjeksiyon aynı mıdır?

Tüp bebek, uygulanan yöntemlerin Türkçe’de kullanılan genel adıdır. Mikroinjeksiyon bu yöntemlerin laboratuarda kullanılan teknik adıdır. Tüp bebek yapıldığı zaman zaten mikroenjeksiyonla yapılmaktadır.
 

Tüp bebek ne zaman yapılır?

Klasik kısırlık tedavisi ile (aşılama) sonuç alınamayan vakalar, rahim kanalları kapalı olanlar, sperm analizinde sorun olanlar, azospermi, kadın yaşının 37 ve üzeri olması gibi durumlarda uygulanır.
 

Tüp bebek programı için ne zaman başvurmalı?

Öngörüşme, muayene ve tetkikler yapılıp yönteme karar verildikten sonra adet kanamasının 2. günü başvurulmalı.
 

Bir program süresi ne kadardır?

Yumurta gelişmesi, toplanması, embryo oluşması, embryo transferi için uzun protokolda yaklaşık 1.5 ay, kısa protokolda 14-20 gün sürer.
 

Program ücret paketi nelerden oluşur?

Kullanılan ilaç ücreti dışında kalan, ultrasonla yumurta gelişmesi sırasında gerek duyulan kontrollar ve hormon tahlilleri, yumurta toplanması için hastaneye yatış, ameliyathane ve anestezi, laboratuar işlemleri, sperm alınıp hazırlanması, embryo transferi ve doktor ücreti (+ KDV) paket ücreti içindedir. Programa girmeden önce yapılan teşhis amaçlı hormon tetkikleri, rahim filmi (HSG), sperm tahlili, veya ilave tetkikler, yumurta gelişmesi amacıyla kullanılan ilaçlar ücrete dahil değildir. İlk öngörüşmeden ücret alımaz.
 

Erkeğin ilaç kullanarak sperm sayısı yükseltilebilir mi?

İlaç tedavisinden fayda görebilecek erkek sayısı oldukça azdır. Genellikle ilaçların pek faydası olmamakta. Azospermide ilaç tedavisi denenmekle beraber  sonuç faydalı olmamaktadır. En iyi yöntem tüp bebek tedavisinin kendisidir. Erkek için kullanılacak ilaç masrafı da oldukça yüksektir.
 

Varikosel ameliyatı sperm eksiklikleri üzerine olumlu etki yapar mı?  pBaşa dön

Varikosel ameliyatı olup olmama sorusu çok sık gündeme gelen bir konudur. Bu konuda tüp bebek uzmanları ve üroloji uzmanları arasında bazı görüş ayrılıkları mevcuttur. Varikosel ameliyatının faydalı olma ihtimali en fazla % 50 vakada mümkün olabilir. İleri derecede sayı azlığı, hareket azlığı veya şekil farklılığı olan sperm analizi sonuçlarında pek düzelme olmuyor. Yine en iyi tedavisi yöntemi tüp bebek tedavisinde seçilmiş kaliteli spermin yumurta içine enjeksiyonudur (icsi).
 

Erken menapoz nedir ? tüp bebek yapılır mı? pBaşa dön

Erken menapoz kadının 35 yaş öncesi adet görmemesi durumudur. Bu durumu olan kadınlarda çocuk isteği olsun veya olmasın mutlaka  jinekolojik takipler yapılmalıdır. Çocuk isteği olan kadınlarda ilaç denemeleri yapılıp yumurta geliştirmeye çalışılabilir. Bu kadınlarda ön tetkiklerden sonra durum değerlen dirilmesi ne göre yumurta gelişmesi için hiç olmazsa bir kere deneme yapılabilir. Genç yaşta adetten kesilenler de bazan yumurtalıklar cevap verebilir. Yalnız tüm olumsuz ihtimaller hastaya önceden anlatılıp ona göre karar vermesine yardımcı olmak gerekir. Sonuçların pek yüz güldürücü olmadığı çiftlere önceden söylenmelidir. Ayrıca, bu tip hastalarda ilerdeki yaşamında gelişebilecek durumlar ile ilgili bilgi verilmesi gerekmektedir.
 

Daha önce 3 veya daha fazla başarısız tüp bebek denemesi olanlarda nasıl davranmalı? pBaşa dön

Bu gibi durumlarda tüp bebek uygulamasından önce daha önceki uygulamalara ait tedavi safhaları  ve embriyoların laboratuar bulgularını incelemek uygun olur. Gerekirse çift yeniden değerlendirilir, bazen ilave testler istenebilir. Karı-koca‘dan genetik test istenebilir. Yeni değerlendirme sonucuna göre nasıl bir tedavi uygulanacağına karar verilir.

Tüp bebek için kullanılan ilaçların kalıcı etkisi var mı?

Hayır, bu ilaçlar kalıcı bir etki bırakmazlar. Zaten insandaki hormonların benzerleridir ve yeni üretim teknolojisi ile hemen hemen saf  hormon elde etmek mümkün olmaktadır.
 

Polikistik Over (PCO) ve Polikistik Over Sendromu (PCOS)’li kadınlar ne yapmalı? pBaşa dön

PCOS’li kadınlar hormonal yönden farklı oldukları için en çok ilaçla tedaviden fayda görürler. Zaten en çok kısırlık sebebi aylık yumurta gelişmesinin olmayışıdır. İlaçla yumurtalık uyarısı genellikle yumurta gelişmesi ve iyi bir gebelik şansı ile sonuçlanır. Fakat bu tip kadınlarda bazen yumurta gelişmesi için gereken doz ayarlamalarında zorluklar ortaya çıkar. Ya hiç yumurta gelişmez veya istenenden çok yumurta gelişerek tedavinin devamını imkansız kılar. Bu tip kadınlar ayrıca diabet, hipertansiyon gibi diğer bazı rahatsızlıklara da aday oldukları için bu yönde de araştırılmaları ve gerekirse tedavileri yapılmalıdır. Hayat boyu takip gerekliliği konusunda uyarılmalıdırlar.
 

İleri derecede endometriozis veya çikolata kisti olanlar ne yapmalı? pBaşa dön

Bu tip kadınlarda kısırlık tedavisi endometriozisin yerleşme alanlarına, ve yaygınlığına bağlı olarak farklılık gösterdiği için her kadını kendi durumuna göre değerlendirmek gerekir. Bazen kistlerin alınması gerekir, bazen kistler alınmadan tedaviye devam edilebilir. Endometriozisli kadınların hayat boyu takip edilmeleri gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır.
 

Miyom (myom) kısırlık nedenimi? olan kadın ne yapmalı?
pBaşa dön
Myomlar, rahimden kaynaklanan ve iyi huylu olan tümörlerdir, yani kanserle alakaları yoktur. Üreme çağındaki kadınların yaklaşık % 20-25’inde bulunurlar. Farkedilmeyecek kadar küçük olanlar yanında çok büyük olanlar da vardır. Senelerce büyümeden var olanların yanında çok hızlı büyüyen myomlar da mevcuttur. Myomların gebeliği engelleyip engellemediğine karar vermek bazen zor olmaktadır. Pek çok doktorun büyük bir myom mevcudiyetinde gebe kalıp doğum yapan hastası olmuştur. Benzer olarak senelerce çocuğu olmayıp da miyom ameliyatından sonra gebe kalan hastalar mevcuttur. Myomlar rahimdeki yerleşme yerlerine, sayılarına, büyüklüklerine göre çok farklı belirtiler verirler, bazen de farkedilmezler ve teadüfen muayene sırasında varlıkları saptanır. Bu nedenlerden dolayı her kadının kendi durumuna göre bir plan yapmak daha uygun olacaktır.
Bir miyomun kısırlık nedeni olup olmadığına karar vermek için dikkatli bir jinekolojik muayene gerekir. Genellikle 5-6 cm boyutlarında olup ta sık kontrollarda büyüme gösteren myomlar operasyonla alınmalıdır. Myom olupta gebe kalan kadın sayısı az değildir.

 

Adet düzeni ve önemi pBaşa dön

Üreme çağındaki kadınların çoğunun adet düzeni ortalama 28 günde bir ve 26-32 gün sınırları içinde normal kabul edilir. Adetlerini bu şekilde gören kadınların büyük kısmında doğal yolla veya dışardan verilen ilaçlarla yeterli sayıda yumurta gelişmesi beklenen bir sonuçtur. Adet düzeni 32 günden fazla aralıklarla olan kadınlarda, özekllikle de 2-3 ay gibi aralıklarla adet görenlerde yumurta gelişmesi çok nadir hale gelebilir. Bazan bu duruma değişik derecelerde tüylenme ve kilo artışı eşlik ederse polikistik over sendromu (pcos) olarak adlandırılır. Bu gibi durumlarda mutlaka ileri araştırma yapılması gerekir. Polikistik overli kadınlarda yumurta gelişmesi için dışardan verilecek ilaçlara ihtiyaç olabilir.

Bir de, adetlerini daha sık olarak gören kadınlar vardır; ör: 22-25 günde bir gibi. Bu durumda sık adetin durumu araştırılmalı, eğer herhangi bir neden bulunmuyorsa belirli aralıklarla kontrollar yeterli olacaktır. Bu gibi kadınlarda yumurta gelişmesini değerlendirmek için hormon testleri ve ultrasonografik takip yapılabilir. Eğer yumurta gelişmesi yeterli değilse dışardan ilaç tedavisi uygun olabilir.

 

40 yaş ve üzeri kadınlarda kısırlık: pBaşa dön

Hangi nedenle olursa olsun bazı kadınların geç yaşta evlendiği bir gerçektir ve hepsinin çocuk isteği en doğal haklarıdır. 40 yaşından itibaren, hatta bazı çalışmalara göre 37 yaşından itibaren kadınlardagebe kalma şansı azalmaya başlamaktadır. Bu durumda olan ve çocuk isteyen kadınlarda klasik tedavilerin fazla uzatılmaması daha akıllıca olacaktır. Tüp bebek yöntemleri ile bile gebelik oranları % 10-20 seviyelerindedir.

  

Yüksek FSH nasıl değerlendirilir: pBaşa dön

Kadınlarda adet kanamasının 2-3 günü yapılan FSH ölçümü laboratuar normal üst sınırından fazla ise FSH yükselmesinden bahsedilir. FSH hormonu genellikle 37 yaşından sonra yükselme eğilimi gösterir. Kadınlarda menopoza girmeden yıllar önce (7-10 sene) FSH hormonunda seyrek olarak yükselmeler tesbit edilebilir. Zaman içinde bu yükselmeler daha sık olmaya başlar. FSH yüksekliğinin değeri arttıkça yumurtalıklardan yumurta geliştirme kapasitesinde azalma olabilir. Bu durum ancak ultrason takipleri ile tesbit edilebilir. Eğer yumurta gelişmesinde azalma söz konusu ise dışardan ilaç verilerek çocuk isteyen kadınlarda tedavi yapılabilir. FSH yükselmesi olan kadınlarda gebelik oranlarının biraz daha düşük olabileceği kendilerine anlatılmalıdır. Ayrıca klasik tedavilerle çok uzun süreler vakit kaybedilmemelidir. Bazen yeni evli ve 40 yaş üzeri kadınlarda her şeyin normal olduğu söylenip uzun süre tedavi yapılmadığına şahit oluyoruz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kısırlık, tüp bebek ve psikoloji:

14/11/2008 · Kategori: gebe kalamama

Sevgili çiftler, kısırlık kimsenin istemediği bir durum. Ne yazık ki evli çiftlerin %15-20 gibi bir kısmı bu durumla karşılaşıyor. Türkiye gibi aile kurma ve çocuk sahibi olmanın çok önem verildiği ülkelerde kısır olmak bireyler üzerine ağır psikolojik sıkıntılar yüklemektedir. Burada, aile büyüklerinin, çevrenin, adet ve törelerin, toplumun baskıları bazen bir kabus niteliğini almaktadır.
 Son 15-20 yılda kısırlık tedavisi konusunda büyük ilerlemeler kaydedildi. Tüp bebek ve bu kavramın içeriğindeki teknikler eskiden ümitsiz olan çiftlere özlemlerinin gerçekleşmesinde çok büyük imkanlar sağlıyor. Fakat, tüp bebek ve hatta klasik tedaviler bile maddi yönden pahalı olma özelliklerini koruyorlar.

Kısırlık tedavisi, ister klasik ister tüp bebek yöntemleri ile olsun, çiftler üzerinde büyük stress,  kaygı, gerginlik, korku, uykusuzluk, iç sıkıntısı, depresyon gibi değişik derecelerde psikolojik baskılara neden olabilmektedir.

Kısırlık söz konusu olan çiftler, öncelikle bu sorunu çevrelerinden saklama ihtiyacı duyuyorlar. Daha fazla saklayamayınca da tedavi arayışına giriyorlar. Tedaviye girdikten sonra artık günlük hayattan kopuyorlar. Karı koca birbirlerine karşı daha içlerine kapanık hale geliyorlar. Çevrede gördükleri her çocuk onlarda bir burukluk ve hüzün yaratıyor. Sanki çocuk sahibi olamamak bir suçmuş gibi algılanıyor ve toplum içinde eziklik hissediyorlar.

Bütün bu anlattığım ifadeler tüm çiftlerde olmasa bile bazılarında değişik derecelerde izlenebiliyor. Bu konuda, çiftlere tedaviyi yapan doktora çok önemli sorumluluk düşmektedir. Doktorun, böyle durumları önceden sezebilmesi ve elden geldiğince çiftlere, aileye yardımcı olması, onlarla sohbet etmeye zaman ayırması gerekir. Çünki, bu karamsar tabloyu yok edecek mucizevi bir ilaç veya yöntem yok henüz. Fakat, biliyoruz ki sıkıntılarımızı paylaşmak hepimiz için rahatlatıcı etkiye sahiptir, çiftlere de tedavinin ağır manevi yükünü kaldırmada yardım edebilir. Doktor, çiftlere olduğu kadar gerekirse yakın aile çevresine de yardımcı olmaları yönünde telkinde bulunabilir.

Bazı kısırlık vakalarında çok kısa tedavi süresi veya ilk denemede gebe kalma gerçekleştiğinde bu tür psikolojik sıkıntılar daha hafif atlatılabiliyor. Diğer taraftan, uzun süredir tedavi görmelerine rağmen gebe kalamayan çiftlerde sorunlar daha ağır hale gelebiliyor. Böyle durumlarda doktorlara da büyük sorumluluk düşmektedir.

İnsanlar genel olarak sorunları ağır bile olsa onlarla başedebiliyor. Yeter ki sorunlarını anlatabilsinler, paylaşabilsinler. İnsanın sorunlar karşısında direnmesinde ve çözüm bulmasında en itici güç umudunun olmasıdır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::